Ultrasonik reaktör teknolojisi ile Biodizel üretimi nasıl yapılır?

Biodizel üretim için dünya genelinde 3 tip reaktör modeli vardır.
1. Mekanik olarak kesikli reaktör ile
2. Mekanik olarak yarı süre akışlı reaktörler.
3. Sürekli akışlı Ultrasonik reaktörler.

Biodizel üretim süreci ucuzdur. Daha az sermaye ve makine parkuru ile ufak çaplı üretim mümkündür. Bu sistemler ufak çaplı olsa dahi 7/24 365 gün çalışırsa ciddi bir üretim ve kar marjı elde edilir. Bu seçeneklerden en hızlı, en ucuz ve en mükemmel ürün elde etmek istiyorsak sürekli akışlı Ultrasonik reaktörler kullanmak zorundayız. Sürekli akışlı reaktörler ile ister düşük, ister yüksek kapasiteli (sanayi ölçekli) üretim yapmak mümkündür. Ultrasonik reaktörler ayrılma eğilimi gösteren sıvı içerisindeki molekülleri karıştırmak için yararlı bir araçtır. Biodizel üretiminde atık yağdaki reaksiyonunun başlangıcını bitkisel yağ / hayvansal yağ ve alkol arasında yeterli teması sağlamak için çok güçlü karışırmak gereklidir. Bu yüzden Ultrasonik reaktörler kullanmak gereklidir. Bu Ultrasonik reaktörler çok yoğun basınç ile sıvı içerisindeki moleküllerin karışmasına neden olur. Ultrasonik reaktör, enerjiyi sıvı içindeki moleküllere aktarır. Aslında bu teknolojiye kısaca kavitasyon teknolojisi denir. Bu yüzden ürünü rezistans veya ateş ile ısıtmaya gerek kalmaz. Dolayısıyla ısıtmak için ekstra enerjiye gerek olmadığı için eerji tasarrufu oluşur ve patlama riski ortadan kalkar.

Neden biodizel üretmeliyiz?

Bu sistemin en güzel tarafı atık yağların doğaya atılarak doğayı kirletmesindense, ikinci bir kullanım imkanı meydana getirilir.
Bu işin insanlık açısından ikinci bir ajantajı karbon emisyonu yok denecek kadar azdır. Petrolden elde edilen dizellerin karbon doğaya karbonmonoksit salınımları çok yüksektir. Bu karbonmonoksitlerin insan organlarına çok büyük zararları vardır. Özellikle bebeklerin zeka geriliğine sebep olduğu ispatlanmıştır.