Bu bölüm, güç ultrasonunun temellerini ve et ve et ürünleri işleme konusundaki uygulamalarını gözden geçirmektedir. Yeni teknolojilerin geliştirilmesinin önemi, et tüketimi ile ilişkili son zamanlarda geniş ölçekli gıda kaynaklı hastalık salgınlarından açıkça görülmektedir. Gıda işleme açısından ultrasonik ses spektrumunun 20 ile 100 KHz frekans arasındaki bölge, ticari öneme sahiptir. Çünkü tavuk, hindi, koyun ve dana eti aynı olmadığı için farklı frekanslarda işlenmesi gerekiyor. Mikroorganizmaların bir ultrasonik alana maruz kalması üzerine inaktivasyonu, 1960'lardan beri bilimadamları tarafından bilinmektedir. Ultrasonun antimikrobiyal etkisi esas olarak akustik kavitasyon ve bunun yaydığı fiziksel ve kimyasal etkilerden kaynaklanır. Ultrasonun, etin brülini de dahil olmak üzere çeşitli kütle transfer süreçlerini geliştirdiği bilinmektedir. Güç ultrasonunun endüstriyel ölçekte uygulanması için, ultrasonik jeneratörlerin yüksek teknolojiye sahip programlanabilen cihazlar olması önemlidir. Bu, teknolojinin büyük vaatlere sahip olmasına rağmen, her bir benzersiz uygulama için dikkatli bir şekilde geliştirilmesinin ve ölçeklendirilmesinin gerekmesi anlamına gelir.